Anasayfa    Başa Dön
Şeyh Hacı Ahmet Efendi Camii

   Camii, Taşköprü Mahallesi, Şeyhzade ( hastane) Caddesi üzerindedir. Camii caddeye bakan iki pencere üzerindeki kitabelerine göre tarihlendirilir.

   Kitabelerine göre, camii ve çeşme, H.1275 / m.1858 – 1859 tarihinde Şeyh Hacı Ahmet Efendi tarafından yaptırılmış, kitabesi Terki mahlasıyla Hacı Ahmet Efendi tarafından yazılmıştır.

   Harim boyuna dikdörtgen planlı düz tavanlıdır. Güneyde eksende yarım silindirik gövdeli mihraplı, yanında (batıda) korkulukları kafes oyma tekniği ile yeni yapılmış ahşap minber yer alır. Minber, mihrap ve yanındaki ahşap süslemeler camiinin 1990 lardaki tamiratı sırasında yapılmıştır.

   Harimin kuzeyinde önü balkon gibi kuzeye doğru çıkıntı yapan bir mahfil bulunur. Mahfile son cemaat yerinin kuzeybatısında, girişin yanındaki merdivenle çıkılır. Mahfilin altı ikiye bölünmüş, kuzeydoğu kısmı bir oda haline getirilmiş, batısında ise dört tane halvet hücresi yapılmıştır. Halvet hücrelerinin önünde, mahfili taşıyan ahşap direklerle hücreler arasında bir boşluk oluşmuştur. Mahfilin kuzey duvarında da altı tane halvet hücresi yer alır. Bu haliyle cami, tekke + cami görünümündedir. Camiye bağlı tekke, bu günkü caminin batısında ona 5 – 10 metre uzaklıktadır.

   Harimi doğu duvarda üç, batı ve güney duvarda ikişer alt pencere aydınlatır. Harimin doğu ve batı olmak üzere iki kapısı vardır. Doğudaki kapıdan türbe önündeki boşluğa, kuzeybatıdaki yuvarlak kemerli kapıdan da harime girilir. Kot farkından dolayı bu giriş önünde yüksek merdivenler yer alır. Harimin kuzeybatı köşesinde kare kaideli, çokgen gövdeli bir minare bulunur. Minareye mahfilin kuzeybatı köşesindeki kapıdan çıkılır. Minare 1957 de yapılmıştır. Caminin güneybatı dış köşesine tek cepheli bir çeşme ilave edilmiştir.

   Harimin içinde süsleme olarak kasetleme tekniğiyle yapılmış tavanı ve üst kafesleri ile mihrap alınlığında ahşap üzerine; saray hattatlarından Abdülkadir el – Şükri’nin yazdığı “İhlas Suresi” ve pencereler üzerindeki boşlukta iki sıra şerit halinde devam eden “ Esmaül Hüsna” ve “Fetih Sureleri” dikkat çeker. Ayrıca harimden doğuya açılan kapı ile pencere arasında; 1313 / M. 1897 – 1898 tarihinde yazılmış, Şeyh Hacı Ahmet Efendi’ yi remzeden simetrik çifte “Vav” içinde; “Ya Veliyallah, Ya Hazreti Şeyh Hacı Ahmed Veli” yazılmıştır.

   Caminin banisi kendisi için sağlığında binanın kuzeydoğusunda, 3 m. Kadar bir boşluktan sonra birkaç basamaklı merdivenle çıkılan girişi olan bir türbe inşa ettirmiştir. Türbe, kare planlı üzeri kubbeyle örtülüdür. Kubbenin düz köşeler üzerine oturması ve geçiş elemanlarının olmaması nedeniyle ahşap olmaması nedeniyle ahşaptan yapılmış olabileceği tahmin edilmektdir. Türbe içinde Şeyh Hacı Ahmet Efendi, iki oğlu ve torunu gömülmüştür. İç mekanı batı ve güneyde iki, doğuda bir pencere aydınlatır. Pencerelerden doğudaki daha küçüktür. Türbe ile cami arasında kalan boşluk caminin güney duvarına kadar uzatılarak cemekanla kapatılıp mekan genişletilmiştir. Sarı kesme taştan yapılan türbeye kuzeybatıdaki yuvarlak kemerli kapıdan girilir. Camiye bakan yüzü son tamiratta koyu mavi düz fayans çinilerle kaplanmıştır.

Kaynakça
Müze Arşivi
Acun Hakkı. Bozok Sancağındaki Türk Mimarisi. Ankara - 2005


 
Hazırlayan Arkeolog Ömer YILMAZ
©2007 - 2011©
Yozgat Müze Müdürlüğü Resmi İnternet Sayfası