18.yy son çeyreğinin bütün Orta Anadolu’ya hakim görünen Çapanoğlu sülalesinden Mustafa Bey, Yozgat’da 1777-1779 yıllarında ,tek kubbeli kübik harimi önünde , içerde üç bölmeli ve iki katlı mahfil, dışarda da dax üç bölmeli revak biçiminde son cemaat yeri olan büyük ve görkemli camii inşa ettirmişti.
1794 de bu kısmın önüne, Çapanoğlu Süleyman Bey geniş bir mekanda yaptırmıştır. Yine üç bölmeli fakat büyük ölçüde yapıldığından ikinci bir harem gibi görünen bu yeni ön mekanında önüne daha geç bir zamanda elden geçirilen küçük giriş revakı eklenmiştir.Bu art arda dizili mekanlar, yakın bir zamana kadar o çağın özelliklerini iyi temsil eden zengin boyalı nakışlarla süslü idi. Son zamanlarda bunların çoğu ya kaybolmuş ya da nitelik değiştirmiştir.
Bu gün camiye girerken en dıştaki küçük giriş revakındaki , kapının iki yanındaki kemer aynalıklarında, simetrik iki ağaç arasında binalar olmak üzere tasvirler göze çarpar bunlardan birinde bir kule ve büyük yapılar , diğerinde tek minareli bir camii ve yine saray olduğu düşünülen yapılar işlenmiştir. Bunların Yozgat görüntüleri olduğunu tahmin ediyoruz. Kule ,Saat Kulesine , tek minareli camii bu caminin kendisini temsil etse gerektir. Yapı tasvirleri başarılı sayılır. Ağaçlarda naturalist diyebileceğimiz bir doğrulukla verilmiştir. Yalnız tepeler ve üzerindeki otlar minyatür resimlerinin özelliklerini taşımaktadır. Bu revakın tonozlarında , kubbe ve pandantiflerinde kıvrık dallar yapraklar kaplar içinde çiçek motifleri ve çeşitli meyveler tasvir edilmiştir. İçeride bu büyük ek mekandan asıl hareme, yapının ilk taç kapısı olan ve mihrap, minberi gibi renkli mermerle barok uslupta hazırlanan zengin ve görkemli giriş kompozisyonundan geçilir. Sultani eserler sayabileceğimiz mihrap ve mimber hesaba katılmazsa, onarımda epeyce değişikliğe uğrayan haremin süslemelerinde , ,ilk özelliğini yitirmeden kalanlar sahvelde görülmektedir.
Üç bölmeli , iki katlı olduğunu belirttiğimiz mahvelin ikinci katına çıkıldığında , orta bölme tonozu ve iki yan kubbede yeşil, kırmızı, mavi ve sarı renklerin hakim olduğu çiçekler , yapraklar ve meyvelerle süslemeler yapıldığı görülmektedir.
Ortadaki tonozun eteğinde , plastik etki yaratan gölgelemelerle nakş edilmiştir.Barok kartuşlar içinde birer tasvir göze çarpmaktadır.
Doğudaki kartuşta, deniz kıyısında avlusu ağaçlı , dört minareli önünde iskele bulunan bir yalı camisi, resmin sağ yanını , denizde iki küçük kayık açıkta , ufuk çizgisinde yandan çarklı bir gemi sol yanını doldurmaktadır. Gökteki bulut yumaklarında ağaçlarda yapılan gölgeler, ortaya konan desenler kompozisyonun genel kuruluşu oldukça inandırıcı bir perspektif sağlamakla birlikte , en yakın plandaki caminin adeta baştan salma deseni ve avlusuyla iskelenin perspektiflerindeki uyumsuzluk gibi ayrıntıları , gelenekçe resim alışkanlığının Batılı resim kurallarına dönüşteki bocalamayı yansıtıyor.
Batıdaki kartuşta , bol ağaçlı bir tabiatta kocaman , tek kubbeli bir cami tasvir edilmiştir. Önde üç sıra küçük kubbelerle ek mekanları en öndeki küçük giriş revakı ile nesnenin gözlemine dayandığı için, önceki ile aynı desen kalitesinde olduğu halde gerçeği daha iyi yansıtan bir resim söz konusudur.
Kıble tarafındaki kartuşta üzüm, armut, elma, kiraz, kayısı gibi meyvelerden oluşan bir natürmort yapılmıştır. Hemen bütün barok geç dönem camiilerinde hatta böyle tasvirli resimler olmayan bazılarında bile, natürmortun en sevilen en yaygın motif olduğu görülmektedir. Bu yaygınlığın 17.yy’dan itibaren “Gazneli Mahmut Yazması “ gibi kitap resimlerinden Aydın Cihanoğlu camiisi kubbesindeki alçı işlemelere, soma ve Acıpayam camiileri ile Milas Baahattin konağındaki duvar resimlerine kadar pek çok örnekleri vardır. Bu örnekler Türk resim sanatında natürmortun “ asker ressamlar “dan daha öncede benimsenip işlendiğini gösterir.
Büyük Camii şehrin adeta incisidir. Yozgat’ın kurucuları diye bilinen Türkmen ailesi Çapanoğullarının bir eseridir.1777-1779 yıllarında Çapanoğlu Mustafa Bey tarafından dış camii ise 1794 de kardeşi Süleyman Bey tarafından yaptırılmıştır. Doğusunda camiye bitişik Türbe vardır. Muhtemelen dış camii yapılmadan önce avlu ortasında sütunlu bir şadırvan varmış, caminin ikinci kısmı yapılırken de bu şadırvan yıkılmıştır. Mevcut sütunlar tekrar kullanılmıştır. Görülen şadırvan eskisine uyularak yapılmış olup yenidir.
Mihrap; Akantus yaprakları , C ve S kıvrımları , deniz kabuğu motifleri mihrap çevresini taçlandırmaktadır. İki yanda renkli kalem işi nakışlar halinde çiçek ve yapraklar bulunmaktadır.
Mimber: Renkli damarlı mermerlerden barok motiflerinde yeraldığı çeşitli şekillerle bir mücevher gibi süslenmiştir.,
Ana giriş kubbe içindeki sülemelerin olduğu kısımda yer alan H.1317/R.1319 tarihinden yapının iç süslemelerinin tamamının M.1901 tarihinde yenilendiğini anlıyoruz.
Kaynakça
Müze Arşivi
Acun Hakkı. Bozok Sancağındaki Türk Mimarisi. Ankara - 2005