İlk akla gelen bilimsel olarak kazı
bilimidir. Arkeoloji, geçmişte yaşamış uygarlıkları, yazılı ve yazısız
belgelerle birlikte, mimari kalıntılara ve maddi kalıntılara bakarak inceleyen
bilim dalıdır. Aslında Arkeoloji; “ Biraz hayal, biraz masal ve en önemlisi de
geçmişteki gerçeklerin yoğrulması sonucu ortaya çıkan sentezin” adıdır dense
yanlış olmaz.
Arkeoloji ile ilgili tanımları çoğaltmak mümkündür. Örneğin;Eski zamanlardan
kalma örenleri, anıtları, sanat eserlerini,ve her türlü eşyayı araştırma, bulma
inceleme, yorumlayıp açıklama bilimidir.
Arkeoloji bize,
geçmişte yaşamış insanların kullanmış olduğu araç gereçleri, sanatını, yaşam
tarzını, düşünce yapısının, uygarlığa uzanan yolda kat ettiği mesafeleri anlatır.[3]
Arkeoloji
1840’lara kadar zengin ve maceracı antika meraklılarının, amatör saat
tarihçilerinin, jeologların ve define meraklılarının bir hobisiydi.[4]
Zamanla arkeoloji bilim haline dönüştükten, fizik, kimya, botanik, jeoloji,
paleontoloji, antropoloji, ekoloji, tarih, coğrafya v.s. gibi bilim dallarından
yararlanarak geçmişe ışık tutmaya başlamıştır.
Arkeoloji,
geçmiş hakkındaki yorumlarında, geçmiş yaşamı yeniden canlandırmaya çalışırlar.
Yani; günümüzdeki insanın doğumundan ölümüne kadar geçirdiği evreleri göz önünde
bulundurarak geçmişe uyarlamaya çalışır ve yorum yapar.
ARKEOLOJİYE YARDIMCI KÜLTÜR VE DOĞA BİLİMLERİ
Arkeolojiye yardımcı bilimlerden
bazılarını maddeler halinde kısaca açıklayalım:
Tarih:
Arkeoloji ve tarih bilimi karşılıklı
birbirine yardımcı olmaktadır. Arkeoloji, tarih bilimine buluntu ve
yorumlarıyla , tarih bilimi de neden ve sonuçlarla, yorumlarla arkeoloji
bilimine katkı sağlar.
Coğrafya: Coğrafya bilimi arkeolojiye
yeryüzünün şekli, arazi yapısı gibi konularda yardımcı olmaktadır.
Jeoloji:
Yerbilimi olan jeoloji, toprağın
yapısı, değişimi gibi konularda yardımcı olmaktadır.
Antropoloji: İnsan bilimi olan antropoloji,
kazılardan çıkan insan iskeletlerini inceler, insan ırkının belirlenmesinde
arkeolojiye yardımcı olur.
Epigrafya: Taş, metal ve
çeşitli nesneler üzerindeki eski yazıları inceleyen bilim dalıdır epigrafi,
Palografya: Taşlardan başka nesneler üzerine
yazılan şekil ve yazı metinlerini inceleyerek arkeoloji bilimine yardımcı
olur.
Toponomi:
Yer adları bilimidir.
Nümizmatik:
Nümizmatik para, sikke bilimidir.
Kronoloji: Kronoloji bir zamanlama, bir
tarihleme bilimidir. Bunun yanı sıra değişik takvimlere göre verilen
tarihleri günümüz takvimine uyarlar.
Sigillografi:
Mühür
bilimidir.
Heraldik: Armaları
inceleyen bilim dalıdır.
Kriptografi:
Bir yazıdaki
gizli anlamları bulmak için çalışan bilim dalıdır.
Etnoloji – Etnografya: İnsanların etnik, ırki
kökenini, özellik ve farklılıklarını araştıran bir bilimdir.
Filoloji: Dil bilimidir.
Metinleri yorumlayarak
arkeolojiye yardımcı olurlar.
Arkeolojiye yardımcı bilimleri daha da genişletmek mümkündür. Aslında hemen
hemen bütün bilim dalları arkeolojiye yardımcı olmaktadır.
ARKEOLOJİNİN TARİHİ
Arkeolojik
araştırmaların başlangıç tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, eski
devirlerde de geçmişin izlerinin merak edildiği ve araştırıldığı bir gerçektir.
Eski Yuna ve Roma tarihçi, edebiyatçı ve filozoflarının eserlerinin bazılarında
eski eserlerin tarif ve tasvirini yapmışlardır.
[5]
İliada ve Odysseia’nın yazarı HOMEROS (M.Ö.9. Y.Y) ‘u Arkeolojinin babası olarak
sayanlar vardır.[6]
Ayrıca Orta Doğunun geçmiş için kaynak olarak Kitab_ı Mukaddes bir kaynak kitap
olmuştur.[7]
Arkeolojiye hizmet eden diğer tarihçi ve yazarlar; Tarihçi Thukyidides ( M.Ö.5.Y.Y),
Strabon, Lukianos, Athenaios, Plutarkhos ve Pausanias sayılabilir.
Tarihçi ve
gezgin Herodotos (M.Ö.5. YY), filozof Aristoteles (M.Ö. 382 – 320), tarihçi
Ksenofon (M.Ö. 429 – 355), Anabasis (M.S.2.y.y), Pausanias (M.S.2. y.y), Strabon
(M.S.2. y.y) Yunan şehir ve yapıları, heykelleri, resimleri hakkında ayrıntılı
bilgi vererek arkeolojinin temellerini atmışlardır.
[8] Bunlar gibi birçok ünlü
yazar ve gezgin sayılabilir.
DÜNYA’ DA ARKEOLOJİ ‘ NİN TARİHSEL GELİŞİMİ
Arkeoloji
bilim olarak değerini Rönesansla, koleksiyoncu ve gezginler aracılığıyla
kazanmaya başlamıştır. Gezgin ve koleksiyoncuların topladıkları eserleri
araştırmacılara sunmuş ve onları sergilemişler. Arkeolojinin bilim olarak
gelişimine katkıda bulunmuşlardır.
Andrea
Palladio (1508 – 1580 ) Romada keşfettiği mimarlık eserlerine ilgi çekmesi, 1709
– 1715 yıllarında, M.S. 79 yılında Vezüv Yanardağı’nın lavları altında kalan
Herculaneum antik kentinde, Avusturyalı General Prince d’Elboeuf ilk kazıların
örneklerini vermişlerdir.[9] Winckelmann (1717 1768 ) “
Geshicte der Kunts des Alterthums” (1793) adlı eseriyle arkeolojinin kurucusu
olmuştur.[10] Bunlar gibi bir çok gezgin ve
bilgin ismi sayabiliriz.
Anadolu
tarihsel ve kentsel zenginliği ile nedeniyle 16. yüzyıldan itibaren yabancı
gezginlerin ilgisini çekmiş.
[11]
1764 ‘ de Societa di Dilettanti’
nin desteğiyle Roma ve Yunan kalıntılarının incelenmesi amacıyla geziler
düzenlenmiş.[12]
19. y.y’ lın ilk yarısında ise kazılara başlanmış Alman Schultz Doğu Anadolu’ da
(1827), Fransız Charles Texier Hattuşaş ‘(1834) ta, W.Hamilton Alacahöyük’ te
(1835) ilk araştırmaları gerçekleştirmişlerdir. Daha sonra Avrupa’dan bir çok
araştırmacı gelerek Anadolu’ nun değişik yörelerinde araştırma ve kazılar
yapmışlardır, halen de yapmaktadırlar.
İlk Türk Müzesi 1846 yılında, Ayasofya
Camisi’ nin arkasında bulunan Aya İrini ( Hagia İrene ) Kilisesi içinde
kurulmuştur. 1868 yılında Müze-i Hümayun adını almıştır.
[13]
Aralıklarla devam eden müze çalışmalarında 1881 yılına kadar yabancı uzmanlar
müdürlük yapmışlardır. 1881 yılında ise ressam ve sanat tarihçi Osman Hamdi Bey
Müze-i Hümayun Müdürlüğüne atanmıştır. Osman Hamdi Bey Türk Müzeciliğini
geliştirmiş ve Türk araştırmacılarının önünü açmıştır. Artık yabancı
üniversitelerle birlikte ülkemiz üniversitelerinin yaptığı bir çok kazı halen
devam etmektedir.
ARKEOLOJİNİN
ARAŞTIRMA ALANLARI
Arkeolojinin araştırma alanlarına toprak üstündeki, altındaki ve sus altındaki
bütün insan, kültür ve uygarlık kalıntıları girmektedir. Mağara yerleşmeleri,
göl ve nehir yerleşmeleri, düz arazi yerleşmeleri, höyükler, akropoller,
nekropoller, tümülüsler, höyükler, kaya mezarları, megalit[14] ve kromlekler[15]-[16] olarak saymak mümkündür.
1. Mağaralar:İlk insanlar, vahşi hayvanlardan ve
soğuktan korunmak için ilk önce kaya kovukları ve mağaraları kullanmışlardır. Bu
tip yerlerde insanlarla birlikte hayvan kalıntılarına da rastlamak mümkündür.
Mağaralarda rastlana kalıntıları sıralayacak olursak; insan ve hayvan kemikleri,
meyve çekirdekleri ile taş, kemik, fildişi ve boynuzdan yapılmış silahlar, süsü
eşyaları ve sanat eserleridir.
2. Göl Ve Nehir Yatağı Yerleşmeleri:
Mağara ve
kovuklardan çıkan insanlar nehir ve göl kenarları ve içlerinde yerleşmeye
başladılar. Göl içlerinde kazıklar üzerine kıyıya yakın yerlere ev kuran
insanlar, kıyılarda düz ve ağaçlık yerleri tercih etmişlerdir. Bu dönemde
insanlar yine toplayıcılık ve avcılıkla yaşamlarını idame ettirmektedirler.
3. Düz Arazi Yerleşmeleri: Bu tür yerleşmelerde
özellikle savunma ön plana çıkmış ve surlarla çevrilmiştir. Yüksek tepelerde
sağlam yapılı surlarla çevrili yerlerde idare kısmı, sur dışında ovada ise halk
yaşardı.
4.Höyükler:
Tell, tepe, höyük ve hüyük aynı anlamda
kullanılan kelimelerdir.Höyükler, eski zamanlardan beri gelen şehir
kalıntılarından meydana gelen tepelerdir. Ya da, eski yerleşmelerin yıkılması
veya yıkımı sonucu, onların kalıntılarıyla oluşmuş doğal olmayan tepeciklerdir.
Neolotik Çağ öncesinde höyüklere rastlanmaz. Çünkü insanlar Neolotik Çağdan
başlayarak toprağa bağımlı yerleşmeler oluşturmuşlardır.
5.Akropoller: Akropoller, yüksek savunulması kolay
olan tepeler üzerine yapılan kaleiçi kentler veya kent bölümleridir.[17]
Daha çok bu yerleşmelerde, yönetici krallığa ait çeşitli sosyal, siyasal ve
dinsel yapılar bulunur.
6.Tümülüsler: Yer altı mezar odasının
üzerini örten toprak yığınından oluşan yapay tepe.[18]
Özellikle, kral, kraliçe, prens ve prenslere ait yığma anıt mezarlardır. Tümülüs
geleneğinin ilk örneğini Anadolu’ ya Frigler getirmiştir. Lydialılar, Grekler ve
Romalılar devam ettirmiştir.[19]
7.Nekropoller: Kelime anlamı, ölüler kenti
demektir.Kent dışında yer alan mezarlılardır.Neolotik, Kalkolitik, Bakırçağı, ve
Tunç Çağlarında şehir dışı mezarlık yoktur. Ölüler evlerin içine, ocak, eşik
önüne, bazen evin dışında, evin önüne , sokak arasına gömülürler.
[1]
UÇANKUŞ hasan tahsin. Bir İnsan ve Uygarlık Bilimi Arkeoloji. Tarih Öncesinden
Perslere KadarAnadolu.s.3
[2]
UÇANKUŞ hasan tahsin. Bir İnsan ve Uygarlık Bilimi Arkeoloji. Tarih Öncesinden
Perslere KadarAnadolu.s.3
[3]
YILMAZ Ömer. Arkeolog.
[4]
UÇANKUŞ hasan tahsin. Bir İnsan ve Uygarlık Bilimi Arkeoloji. Tarih Öncesinden
Perslere KadarAnadolu.s.4
[5]UÇANKUŞ Hasan Tahsin. Bir İnsan Ve Uygarlık Bilimi Arkeoloji. Tarih
Öncesinden Perslere Kadaranadolu.S.10
[6]
UÇANKUŞ Hasan Tahsin. Bir İnsan Ve Uygarlık Bilimi Arkeoloji. Tarih Öncesinden
Perslere Kadaranadolu.S.10
[7]UÇANKUŞ Hasan Tahsin. Bir İnsan Ve Uygarlık Bilimi Arkeoloji. Tarih
Öncesinden Perslere Kadaranadolu.S.10
[8]
UÇANKUŞ Hasan Tahsin. Bir İnsan Ve Uygarlık Bilimi Arkeoloji. Tarih Öncesinden
Perslere Kadaranadolu.S.10
[9]
Uçankuş Hasan Tahsin. Bir İnsan Ve Uygarlık Bilimi Arkeoloji. Tarih Öncesinden
Perslere Kadaranadolu.S.11
[10]
Uçankuş Hasan Tahsin. Bir İnsan Ve Uygarlık Bilimi Arkeoloji. Tarih Öncesinden
Perslere Kadaranadolu.S.11
[11]
Uçankuş Hasan Tahsin. Bir İnsan Ve Uygarlık Bilimi Arkeoloji. Tarih Öncesinden
Perslere Kadaranadolu.S.15
[12]
Uçankuş Hasan Tahsin. Bir İnsan Ve Uygarlık Bilimi Arkeoloji. Tarih Öncesinden
Perslere Kadaranadolu.S.15
[13]
Uçankuş Hasan Tahsin. Bir İnsan Ve Uygarlık Bilimi Arkeoloji. Tarih Öncesinden
Perslere Kadaranadolu.S.15
[14]Megalit: Bir yapı veya anıt oluşturmak amacıyla
kullanılan büyük bir taştır. Bu yapılar bir veya birkaç megalitten oluşabilir.
[15]
UÇANKUŞ hasan tahsin. Bir İnsan ve Uygarlık Bilimi Arkeoloji. Tarih Öncesinden
Perslere KadarAnadolu.s.27
[16]Kromlek: Tarih öncesi devirlerde daire şeklinde sıra ile dizilmiş menhir
(kaba yonu tekniği ile işlenmiş bir taştan oluşturulmuş anıt) lerden oluşmuş
yapı. (Secda Saltuk. Arkeoloji Sözlüğü)
[17]
UÇANKUŞ hasan tahsin. Bir İnsan ve Uygarlık Bilimi Arkeoloji. Tarih Öncesinden
Perslere KadarAnadolu.s.28
[18]
SALTUK Secda. Arkeoloji Sözlüğü.s.185
[19]
UÇANKUŞ hasan tahsin. Bir İnsan ve Uygarlık Bilimi Arkeoloji. Tarih Öncesinden
Perslere KadarAnadolu.s.29
[20]
UÇANKUŞ hasan tahsin. Bir İnsan ve Uygarlık Bilimi Arkeoloji. Tarih Öncesinden
Perslere KadarAnadolu.s.28