1985 ziyarete açılan
Müzemizde 1500'ün üzerinde arkeolojik eser bulunmaktadır.
Bunların büyük çoğunluğu, özellikle taş eserler müze
bahçesinde sergilenirken, bir kısmı da Müze alt kat
salonlarının yeniden düzenlenmesiyle burada
sergilenmektedir. Sergilenmeyen diğer arkeolojik eserler ise
Arkeolojik Eser depomuzda korunmaktadır. Salonlarımızda
sergiler şu şekildedir:
-Kerkenez Salonu:
Sorgun İlçesi
Şahmuratlı Köyünde bulunan Kerkenez Dağı Antik Kenti
kazıları sonucu ortaya çıkarılan mimari, keramik,
heykeltıraşi örnekleri sergilenmektedir.
-Mercimektepe Salonu:
Müze
Müdürlüğünce yapılan Mercimektepe kazısında ortaya çıkan
eserler ile, Cemallı Höyüğü, Yoğunhisar Höyüğü ve Alişar
Höyük buluntuları sergilenmektedir.
-Lahitler Salonu:
Yozgat’ın
ilçelerinde kaçak kazılar sonucu ortaya çıkan Roma Dönemine
ait pişmiş toprak lahitler ile değişik türde mezar
buluntuları sergilenmektedir.
Arkeoloji denilince ilk akla gelen kazı bilimi olmasıdır.
Arkeoloji, geçmişte yaşamış uygarlıkları, yazılı ve yazısız
belgelerle birlikte, mimari kalıntılara ve maddi kalıntılara
bakarak inceleyen bilim dalıdır. Aslında Arkeoloji; “ Biraz
hayal, biraz masal ve en önemlisi de geçmişteki gerçeklerin
yoğrulması sonucu ortaya çıkan sentezin” adıdır dense yanlış
olmaz.
Arkeoloji ile ilgili tanımları
çoğaltmak mümkündür. Örneğin;Eski zamanlardan kalma
örenleri, anıtları, sanat eserlerini,ve her türlü eşyayı
araştırma, bulma inceleme, yorumlayıp açıklama bilimidir.[1]
Arkeoloji
kaybolmuş insanlığın toplumların bilimidir.[2]
Arkeoloji bize, geçmişte yaşamış
insanların kullanmış olduğu araç gereçleri, sanatını, yaşam
tarzını, düşünce yapısının, uygarlığa uzanan yolda katettiği
mesafeleri anlatır.[3]
Arkeoloji 1840’lara kadar zengin
ve maceracı antika meraklılarının, amatör saat
tarihçilerinin, jeologların ve define meraklılarının bir
hobisiydi.[4]Zamanla arkeoloji bilim
haline dönüştükten, fizik, kimya, botanik, jeoloji,
paleontoloji, antropoloji, ekoloji, tarih, coğrafya v.s.
gibi bilim dallarından yararlanarak geçmişe ışık tutmaya
başlamıştır.
Arkeoloji,
geçmiş hakkındaki yorumlarında, geçmiş yaşamı yeniden
canlandırmaya çalışırlar. Yani; günümüzdeki insanın
doğumundan ölümüne kadar geçirdiği evreleri göz önünde
bulundurarak geçmişe uyarlamaya çalışır ve yorum yapar.
[1] UÇANKUŞ hasan tahsin. Bir
İnsan ve Uygarlık Bilimi Arkeoloji. Tarih Öncesinden
Perslere KadarAnadolu.s.3
[2] UÇANKUŞ hasan tahsin. Bir
İnsan ve Uygarlık Bilimi Arkeoloji. Tarih Öncesinden
Perslere KadarAnadolu.s.3
[4] UÇANKUŞ hasan tahsin. Bir
İnsan ve Uygarlık Bilimi Arkeoloji. Tarih Öncesinden
Perslere KadarAnadolu.s.4
Müzemizde 3000'ün üzerinde sikke kayıt altına
alarak korumaya alınmıştır. Bu eserlerden örnek
teşkil edenlerin bir kısmını Müzemiz üst kat hol
kısmında yatay vitrinler içerisinde halkımızın
beğenisine sunduk. Diğer sikkelerimiz ise gerekli
çalışmaların ardından depolarımızda koruma altına
alınmıştır.
Sikke, dilimize Arapçadan geçmiş bir
kelimedir.Tedavülde olmayan, antik ve ortaçağda
kullanılan madeni paralardır. Daha açıklayıcı bir
ifade ile sikke; (kullanımda olduğu dönem
içerisinde) günlük alışverişte, kamu harcamalarında
ve ticarette ödeme aracı olarak kullanılan, ağırlığı
ve madeni miktarı devlet tarafından üzerine konan
resim ve yazılarla garanti altına alınmış, belli bir
şekli olan madeni parçadır.